COVID-19 ile mücadelede havayı inceleyerek ne öğrenebiliriz?

COVID-19 havada ölçülebilir mi?

Şu anda COVID-19’u havada kolayca ve doğru bir şekilde ölçmek mümkün değildir, ancak havada bulunan CO2 ve aerosolleri analiz etmek mümkündür. Bu iki faktör, COVID-19’un havadaki varlığının tahmin edilmesinde önemlidir. Aerosoller virüslerin taşınma araçlarıdır. Aerosol seviyesi ne kadar yüksekse, virüsler o kadar fazla şekilde dolaşabilir… CO2 ölçümü, potansiyel olarak bulaşıcı aerosollerin mevcut riskini sınıflandırmak için ekonomik bir çözüm sunar. Birkaç kişinin bulunduğu bir odadaysak, CO2 konsantrasyonunun ölçülmesi, soluduğumuz havanın yüzde kaçının diğer insanlar tarafından daha önce solunmuş havadan oluştuğunu gösterir. Kütle dengesi, ölçülen CO2 konsantrasyonunun yaklaşık 1.200 ppm (milyonda bir parça) olmasının, odadaki havanın neredeyse %2’sinin en az bir kez akciğerlerle temas etmiş olduğu anlamına geldiğini göstermektedir.

Dolayısıyla CO2 ölçümleri, pencereleri açmak ve odaları havalandırmak için iyi bir göstergedir.

Hangi hava kalitesi parametreleri COVID-19 kontaminasyon riskini azaltabilir?

Yukarıda açıklandığı gibi CO2, COVID-19 kontaminasyon riskinin azaltılmasında önemli bir rol oynamaktadır. CO2 seviyesi ne kadar yüksek olursa, havada virüsü taşıma ve odadaki insanlara bulaştırma olasılığı olan damlacıkların sayısı da o kadar artar. CO2 seviyesi yüksek olduğunda, CO2 seviyesini ve aynı zamanda damlacık sayısını azaltmak için pencereler aracılığıyla havalandırma yapmak çok önemlidir.

Daha fazla bilgi: Bir sensörden CO2 ölçümü virüsün bulaşmasıyla nasıl etkili bir şekilde mücadele edebilir?

Hava kalitesi ve kirliliği ile COVID-19’un bulaşması arasında bir bağlantı var mı?

2020 baharında, İtalyan bilim insanlarından oluşan bir ekip ve Grenoble’dan bir kişi, Lombardiya bölgesinde İtalya’nın geri kalanına göre daha yüksek sayıda enfeksiyon gözlemledi. Kötü hava kalitesi ile koronavirüsün dolaşımı arasında bir bağlantı keşfettiler. Çalışma aslında virüsün kirlilik partiküllerine yerleştiğini, çünkü bu partiküllerin koronavirüsün kendini evinde hissetmesi ve hava yoluyla taşınması için mükemmel bir şekilde oluşturulduğunu gösterdi. Bu partiküller o kadar iyi adapte olmuşlardır ki, koronavirüsün UV ışınlarından korunmasını ve böylece daha uzun süre canlı kalabilmesini de sağlarlar.

Neden açık alanlarda kontaminasyon riski bina içlerine göre daha azdır?

Kapalı alanlarda kontaminasyon riski daha yüksektir çünkü hava yenilenmesi veya hareketi yoktur. Duvarlar ve tavan havayı “hapseder”. Bu nedenle hava CO2 ve dolayısıyla virüs taşıyan partiküllerle yüklüdür ve bunlar havada kalır. Dışarıda hava dolaşır ve partiküller de dolaşır, dolayısıyla virüsü taşıyacak zamanları olmaz. Virüs taşıyacak olsalardı, özellikle de hava sıcakken hemen yukarı doğru hareket ederlerdi.

Daha ileri git : İş yerimdeki ve ticari tesislerimdeki havayı virüslere, bakterilere ve COVID’e karşı nasıl temizleyebilirim?

Thibaut Samsel

À propos de l'auteur : Thibaut Samsel

Avec plus de 25 ans d'expérience dans le milieu du traitement de l’air, Thibaut Samsel a fondé OberA en 2017 en Alsace, se spécialisant dans les solutions de purification et de rafraîchissement d'air pour les environnements industriels. Âgé de 50 ans, il ne cesse d’avoir de nouvelles idées au quotidien et d’emmener ses collaborateurs avec lui pour relever tous les nouveaux challenges.

Voir tous les articles de cet auteur
echo '';